Meteoroloji'den yağış uyarısı
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Meteoroloji'den yağış uyarısı on 16 Nisan 2009 Perşembe
| Meteoroloji'den yağış uyarısı | |
| Okumadan dışarı çıkmayın 16.04.2009 08:23 | |
HAVA SICAKLIĞI: Güneybatı kesimlerde (Güney ve Kıyı Ege ile Batı Akdeniz'de) 1 ila 3 derece artacak, kuzey, iç ve doğu bölgelerde yağışla birlikte 2 ila 4 derece azalacak. RÜZGAR: Genellikle kuzey ve kuzeybatı (Karayel), ülkenin güneydoğunda güney ve güneybatı, gece saatlerinden sonra Marmara ile güneydoğuda güney ve güneydoğu yönlerden hafif arasıra orta kuvvette, öğle saatlerinden sonra batı bölgelerin iç kesimlerinde kuvvetlice esecek. HABERTURK.COM'UN HAVA DURUMU SAYFASINA BAKMADAN PROGRAM YAPMAYIN METEOROLOJİ'DEN UYARILAR KUVVETLİ YAĞIŞ: Yurdun büyük bir bölümünde görülecek yağışların; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun doğusu (Muş, Bitlis, Van, Hakkari, Şırnak, Ağrı, Iğdır, Diyarbakır, Siirt, Mardin, Batman) ile Hatay ve İskenderun çevrelerinde kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (Sel, su baskını, taşkın v.b.) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir. TOZ TAŞINIMI: Güneydoğu Anadolu'da toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir. ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Anadolu'nun doğusu (Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı, Muş, Bitlis, Van ve Hakkari) ile Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin (Gümüşhane, Bayburt ve Artvin) yüksek ve eğimli yerlerinde meydana gelebilecek muhtemel çığ tehlikesine karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir. BÖLGELERİMİZDE HAVA MARMARA: Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey ve doğusu (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Bursa, Bilecik, Kocaeli, Yalova ve Sakarya) kısa süreli ve hafif olmak üzere yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. EGE: Az bulutlu, iç kesimleri parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra Afyon ve Kütahya çevreleri aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. AKDENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusu ile sabah saatlerinde Antalya'nın doğu ilçeleri aralıklı sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların; sabah ve öğle saatlerinde Hatay ve İskenderun çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. İÇ ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, güney ve doğusu ile öğle saatlerinden sonra kuzeybatısı (Ankara, Eskişehir, Kırıkkale ve Çankırı) aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Kuzeybatısında (Ankara, Eskişehir, Kırıkkale ve Çankırı) görülecek yağışların kısa süreli ve hafif olması bekleniyor. BATI KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kısa süreli ve hafif olmak üzere yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Çok bulutlu ve bölge geneli aralıklı sağanak yağışlı geçecek. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin (Gümüşhane, Bayburt ve Artvin) yüksek ve eğimli yerlerinde meydana gelebilecek muhtemel çığ tehlikesi ve kar erimelerine karşı tedbirli olunması gerekmektedir. DOĞU ANADOLU: Çok bulutlu ve bölge geneli yağışlı geçecek. Yağışlar; güneydoğusunda kuvvetli olmak üzere; genellikle yağmur ve sağanak, Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinde gece saatlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak. Bölgenin doğu kesimlerinin (Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı, Muş, Bitlis, Van ve Hakkari) yüksek ve eğimli yerlerinde meydana gelebilecek muhtemel çığ tehlikesi ve kar erimelerine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. GÜNEYDOĞU ANADOLU: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların; sabah ve öğleden sonra doğusunda (Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt çevrelerinde) kuvvetli olması bekleniyor. Bölge genelinde toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir. |
Okullar 16 gün geç açılacak
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Okullar 16 gün geç açılacak
| Okullar 16 gün geç açılacak! | |
| Bakan Günay açıkladı 16.04.2009 08:31 | |
One minute yıldızını parlattı
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in One minute, parlattı, yıldızını
| 'One minute' yıldızını parlattı | |
| Peres TV sunuculuğu yapacak 16.04.2009 10:32 | |
5 bin yıl yetecek bor bulundu
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in 5 bin yıl yetecek bor bulundu
Sanayide kullanılan ve çağın madeni olarak tanımlanan borun dünyadaki rezervinin yaklaşık yüzde 70'i Türkiye'de, bunun yüzde 70'i de Emet'te bulunuyor.
Bölgede bor madeninin varlığı, 1956 yılında, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünde (MTA) görevli Alman Jeolog Dr. Gawlik tarafından ilçe merkezinin 4 kilometre kuzeyindeki Espey mevkisinde ve 12 kilometre güneyindeki Hisarcık ilçesinde tespit edildi.
Emet'teki bor sahaları, MTA tarafından 1958 yılında Etibank'a verildi.
Espey'deki sahaların bir bölümü özel şirketlerce, geri kalanı ise Etibank tarafından bir süre işletildi. İlk yıllarda yer altı işletmeciliği yapan bu kuruluşlar, daha sonra boru açık işletme sistemiyle çıkarmaya başladı. O yıllarda Hisarcık'taki sahalarda ise Etibank'a bağlı Emet Kolemanit İşletmesince açık ocak üretimi yapıldı.
İsmi Emet Bor İşletmesi olarak değiştirilen kurum, 1958 yılında resmen bor üretimine başladı.
Espey yakınındaki Killik mevkisinde 1957 yılında özel sektör kuruluşlarınca işletilen sahalar, 1979'da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Deniz Baykal tarafından kamulaştırılarak, Emet Bor işletmesine devredildi.
Bölgedeki tüm maden ocakları 1990'da açık işletmeye dönüştürülerek, bor üretimine devam edildi.
BOR MADENİNİN KULLANIM ALANLARI
Bor mineralleri ve bileşikleri doğrudan kullanılamıyor, ancak sanayinin birçok dalında katkı maddesi olarak değerlendiriliyor.
Cam elyaf, optik ve teknik cam endüstrisi, sır ve emaye üretimi, boya ve diğer bazı kimyasalların yapımı, seramik, gübre, fotoğrafçılık, ilaç, deri, demir-çelik, kozmetik, sabun ve deterjan sanayisi, enerji sektörü ve nükleer uygulamalarda kullanılan bordan son yıllarda uzay araçlarının üzerlerinin kaplanması, ısı yalıtımı, pil, yanmaz kumaş, çelik yelek, askeri tank zırhları imalatında ve araç yakıtı olarak yararlanılıyor.
ABD'deki petrol kaynaklarının azalmasından sonra araç yakıtı olarak kullanılabileceğinin belirlenmesi, borun stratejik önemini artırdı.
Türkiye'nin ihraç kalemlerinden de biri olan bor, ABD, Japonya, Çin, Rusya, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika ülkelerine gönderiliyor.
REZERV TESPİTİ VE BORLU ÇİMENTO ÜRETİMİ PROJESİ
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, Emet ve Hisarcık'taki sahalarda yapılan sondajlara göre yaklaşık 1 milyar ton bor rezervi bulunduğunu saptadı.
Müdürlük tarafından rezerv tespiti için çalışmaların MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde sürdürüldüğüne işaret eden yetkililer, sondajlara bu yıl da devam edileceğini kaydetti.
Emet Bor İşletmesinin yıllık bor üretimi ve satışının yaklaşık 200 bin ton olduğunu ifade eden yetkililer, bölgedeki bor madeninin ömrünü 5000 yıl olarak tahmin ettiklerini belirtti.
Yetkililer, işletmede 830 işçi ve memurun çalıştığını bildirerek, bor ve bor atıklarından çimento imalatında katkı malzemesi olarak kullanılması yönünde çalışmalara devam edildiğini anlattı.
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında teknik ekibin, dayanaklı çimento ve beton asfalt yapımı için gerçekleştirilen deneylerden olumlu sonuç alındığına dikkati çeken yetkililer, çimento üretimi için proje çalışmalarına ağırlık verdiklerini duyurdu.
BORİK ASİT FABRİKASI ZİNCİRİNE YENİ HALKA
Emet'te üretilen borun işlenmesi konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor.
Bor madeninden elde edilen borik asit, daha önce Balıkesir'in Bandırma ilçesinde, Eti Maden İşletmelerinin tesislerinde üretiliyordu. Bu tesisin ekonomik ömrünü tamamlamasının ardından Emet'te 2002 yılında borik asit fabrikası kuruldu.
Yıllık 100 bin ton borik asit üretilen fabrika, yurt içi ve yurt dışından gelen talepleri karşılayamayınca Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ikinci fabrikanın kurulmasına karar verildi.
Mevcut fabrikanın yanındaki alanda bu ay sonunda inşaatına başlanacak tesiste, yıllık 100 bin ton borik asit kapasitesiyle 2010 yılında üretime başlanması hedefleniyor.İnternetteki seks kaseti onun mu
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in İnternetteki, mu, onun, seks kaseti on 14 Nisan 2009 Salı
İnternetteki seks kaseti onun mu
TUZAK MI KURULDU?
Paralı olan bu erotik sitede 25 dolarlık üyelik karşılığında daha çok fotoğraf görüleceği ifade ediliyor. İşgüzar blogcunun kurnaz bir para tuzağı olduğu düşünülen bu durum, ülkemizde de mayıs ayında vizyona girecek olan Sex & the City filmi için reklam stratejisi olarak da yorumlanıyor.
İki ünlünün Sex-shop alışverişi
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in alışverişi, İki, Sex-shop, ünlünün
İki ünlünün Sex-shop alışverişi
Fransa bu sex kitabını konuşuyor
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Bu, Fransa, konuşuyor, sex kitabını
Fransa bu sex kitabını konuşuyor
'Chirac'ın, Japon metresinden çocuğu var mı? Eski Maliye Bakanı ve Sosyalist cumhurbaşkanı adayı Dominique Strauss-Khan, eş değiştirilen kulüplerden birinde seks âlemi yaptı mı? Giscard d'Estaing'in söylendiği kadar çok metresi var mı?'
Kitaba bakılırsa, Mitterand ile Chirac arasında 'kimin daha çok metresi olacak' yarışı varmış. Kazanan bilinmese de, aynı kadınla yattıkları bile söyleniyor. Mitterand, en yakın dostlarının hatta Chirac ve şoförünün yattığı kadınlarla dahi yatmış. 'Hızlı Casanova' Chirac ise 'gece yarısı randevuları' için ortadan kaybolurmuş. Dış gezilere götürdüğü metresinin masraflarını bütçeden ödeten Chirac'ın eşi Bernadette, 'kıskançlık krizleri' geçirirmiş. Kocasının nerede olduğunu hep şoförden öğrenen Bernadette, Prenses Diana'nın Paris'te öldüğü gün şoförüne "Kocamı gördün mü" diye sormuş.
Sarkozy de ceviz kırmış
Kitabın yazarları 2007 seçiminde favori cumhurbaşkanı adayı İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'yi unutmamış. Rivayete göre, eşi onu aldatırken Sarkozy ünlü bir muhabirle birlikteymiş.
Yazarlara göre kitap 'Fransa'da başarılı bir siyasetçinin aynı zamanda çekici bir siyasetçi' olduğu, yani 'gücün kadınları etkilediğinin' kanıtı. Dubois, "Aslında tüm Fransız erkek siyasiler kadın avcısıdır. Burada, siyasi başarı cinsel cesaretle birlikte yaşanıyor" diyor. Eski sosyalist başbakan Lionel Jospin'in başarısızlığını 'cazibesizliğine' bağlayan Dubois, 79 yaşında metresinin yatağında ölen eski lider Edgar Faure'nin şu sözlerini anımsatıyor:
"Bakanken, bazı kadınlar bana direnirdi. Cumhurbaşkanı olunca, hiçbiri 'hayır' demedi." Deloire ise "Açıkçası yazdığımızdan fazlasını bildiğimizden bize kızan olmadı. Zira iş mahkemeye taşınırsa, daha çok kirli çamaşır ortaya dökülür" diyor.
Erkekler seksten ne bekler
Erkekler seksten ne bekler?
Fakat erkeklerle karşılaştırıldığında cinselliğe yaklaşımları daha karmaşık olan kadınlar için aynı şeyi söylemek çoğu zaman pek mümkün olmuyor. Cinsel yaşamı görmezden gelmenin çok sağlıklı bir durum olmadığını belirten bilimadamları bu konuda birkaç önemli noktanın altını çiziyor.
Kaliforniya, ABD"de bir üniversitede Profesör olan 44 yaşındaki Carolyn seksi sevdiğini, seks yapınca kendisini daha çekici hissettiğini ve kocası Jeffrey"e daha çok yakınlaştığını söylüyor. Fakat bunun yanında yorgun bir günün ardından yatağa girince en son yapmak istediği şeyin de seks olduğunu sözlerine ekliyor.
Okula giden iki çocuğunun ödevleri ve veli toplantıları ile kendi işinin yoğunluğu birleştiğinde hayatında seks dahil hiçbir şey yapacak enerjisinin kalmadığını belirten Carolyn özellikle geceleri gün içinde yaptığı işleri düşündüğünü ve üzerinde büyük bir baskı hissettiğinden sekse ayıracak zaman bulamadığını söylüyor.
Carolyn"ın aksine bir akıl hastanesinde psikolog olarak görev yapan 51 yaşındaki Jeffrey ise günde ortalama 10 saat çalıştığını ve çoğu zaman kafasının gerçekleştirmeyi düşündüğü projelerle dolu olduğunu fakat hiçbirşeyin cinsel isteklerini engellemediğini, çünkü seksin kendisini rahatlattığını belirtiyor.
Dünyada Carolyn ve Jeffrey gibi seks konusunda birbiriyle çelişen beklentilere sahip çok fazla evil çift bulunuyor. "The Sex-Starved Marriage: A Couple's Guide to Boosting Their Marriage Libido" adlı kitabın yazarı olan eviliik terapisti Michele Weiner Davis"e göre her üç evlilikten birinde partnerlerden biri eşinin sekse fazla ilgi duymamasından şikayetçi. Davis"in yaptığı araştırma ayrıca evil çiftlerin yaklaşık %20"sinin bir sene içinde 10 kereden az seviştiğini ortaya koyuyor. Davis konuyla ilgili şunları söylüyor: "Sağlıklı bir cinsel hayat için yazılacak bir reçete yoktur fakat yukarıdaki rakamlara bakarak eşiyle daha çok sevişmek isteyen en az bir mutsuz partner olduğunu söyleyebiliriz".
Kadınlar, seks ve evlilik
Yapılan birçok araştırma evliliklerde sekse ilgisi azalan tarafın daha çok kadınlar olduğunu ortaya koyuyor. Chicago Üniversitesi"nde 18-59 yaşları arasındaki yaklaşık 3000 kişi üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre kadınların %22"sinin düşük cinsel dürtülere sahip olduğu erkeklerinse sadece %5"inin sekse az ilgi duyduğu ortaya çıktı. Araştırmacılar erkeklerin sekse daha düşkün olmasının bir nedeninin de Viagra ve buna benzer ilaçlar olduğunu da sözlerine ekledi.
Uzmanların bir kısmı cinselliğe karşı fazla istek duymama probleminin vücut sağlığımızla ilgili olmadığını bunun günlük yaşantı rutinlerimizin getirdiği aşırı yoğunluktan kaynaklandığını belirtiyor. "Women's Sexualities" adlı kitabın yazarı klinik psikolog Carol Rinkleib Ellison kitabını yazarken 2600"dan fazla kadın üzerinde bir araştırma yaptı. Bu çalışmanın sonucunda kadınların %34"ünün yorgunluk ve duygusal dünyalarında yaşadıkları duygu yoğunluğu yüzünden sekse az ilgi duydukları ortaya çıktı. Ellison konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: "Kadınların bu problemini çözecek bir ilaç, krem ya da sprey yok".
Erkeklerin cinsel dürtülerinin dış etkenlerden fazla etkilenmediği gerçeği bu araştırmalarda ortaya çıkan başka bir bulgu. Indiana, ABD"de bulunan Cinsellik, Tür ve Üreme Enstitüsü Kinsey"de çalışan uzmanların 919 erkek üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre stres ve kaygı hissi bu gruptaki erkeklerin %28"inde seks isteğini azaltıcı etkenler. Buna karşı erkeklerin %21"i de bu unsurların içlerindeki seks arzusunu artırdığını söyledi. Boston"da bulunan Kadın Akıl ve Vücut Sağlığı Merkezi"nin direktörü Alice Domar konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Erkekler seksi stres giderici bir araç olarak görmeye daha meyilliyken çalışan kadınlar kocalarının seks isteklerini zaman ve enerjilerinden ödün vermek durumunda kaldıkları bir iş olarak görüyorlar".
Uzmanlar cinsel isteksizliğin evliliklerde sorunlar yarattığına dikkat çekerken eşinin isteksiz olduğunu gören partnerin kendini reddedilmiş hissetiğini de belirtiyor. Fiziksel yakınlığın duygusal yakınlık doğurduğunun altını çizen uzmanlar şunları söylüyor: "Eşler gün içinde birbirlerinden ayrılırken öpüşmüyorsa, akşam aynı koltukta oturup birlikte TV izlemiyor ya da sohbet etmiyorsa bu çiftlerin iyi bir seks hayatı olması zordur".
Testosteron faktörü
Kadınlarla karşılaştırıldığında erkeklerin libidosu stresten daha az etkilenir. Bunun sebebi erkeklerin kadınlardan 20 kat daha fazla testosteron hormonuna (erkeklik hormonu) sahip olmasıdır. Araştırmalar düşük testosterona sahip kadınların sekse az ilgi duyduğunu ortaya çıkarmıştır. Fakat Pennsylvania Üniversitesi"nde konuyla ilgili yapılan ve 35-47 yaşları arasında 326 kadının ele alındığı bir araştırmada kadınların hormon sayıları dört yıl boyunca her sekiz ayda bir ölçüldü. Sonuçlarda sekse az ilgi duyduğu söylenen kadınların testosteron seviyelerinin normal seviyede seks dürtülerine sahip kadınlarınkine yakın olduğu saptandı.
Psikolojik seks dürtüleri
Erkekler kendilerini fiziksel olarak formda hissettiklerinde akıllarına gelen ilk şey sekstir. Fakat kadın kendini en çok formda hissettiği zaman dahi cinsel ilişki istemeyebiliyor. New Jersey"de bulunan Cinsel Sağlık Merkezi"nin direktörü Sandra Leiblum konuyla ilgili olarak şöyle konuşuyor: "Kadının cinsel ilişkiye girmesi için gerekli olan tüm biyolojik ve fiziksel koşullar hazır da olsa kafasında ertesi gün yapacağı bin tane işi düşünmekten seks istemeyecektir".
Bu görüşten yola çıkarak kadınların libidolarının vücutlarında değil kafalarının içinde bulunduğunu söyleyebiliyoruz.
Yapılan araştırmalar kadının özellikle negatif düşünceler içindeyken sekse çok fazla ilgi duymadıklarını ortaya çıkarmıştır. New York Üniversitesi"nde yapılan bir araştırmada 48 yetişkine içinde bir kadın ve erkeğin birbirleri hakkında kaba sözler söylediği bir kaset dinletildi. Kasedi dinleyen kadınların %79"u bu kötü sözleri duyduktan sonra hemen erkeğin yanından uzaklaşmak isteyeceklerini söylerken erkeklerin bu sayıya yakın bir kısmı kadının söylediği sözlere sinirlenebileceklerini fakat bu durumun kadınla seks yapmalarını engellemeyeceğini belirtti.
"Birbirinize dokunun ve kendinizi akışa bırakın"
İyi bir seks deneyiminden sonra kadının da erkeğin de daha çok sevişmek istediği de yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı başka bir sonuç. Erkeklerin ve kadınların cinsel tepki döngüleri birbirinden farklı olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekir. Bir kadın sevişmek için kendini tam manasıyla arzu dolu hissetmeyi beklerse bunun çok uzun zaman alabileceğinin altını çizen uzmanlar özellikle evil kadınlarda spontane gelişen seks dürtülerine rastlanmadığına dikkat çekiyor. Romantik ortamların cinsel dürtüler için uygun ortam hazırladığını belirten Dr. Ellison sözlerini şöyle noktalıyor: "Partnerinize her seferinde cinsel ilişkiye girme odaklı bir yaklaşım sergilemek zorunda değilsiniz. Sadece birbirinize dokunun ve kendinizi akışa bırakın".
Duygusuz seks olur mu
Duygusuz seks olur mu
Senaryo tanıdık gelebilir: Gece kulübündeki en karizmatik erkek odur ve bu baştan çıkarıcı tavırları sizin evinizde, onun evinde ya da otel odasında devam eder. Sonra size SMS atar, bir kere daha beraber olursunuz ve işler bu kadar ateşliyken bir kere daha, bir kere daha...
Üç-dört hararetli buluşmadan sonra onun hakkında ilk tanıştığınızda öğrendiğinizden daha fazla bir şey bilmediğinizi anlar ama yine de ne zaman arayacak diye düşünmekten kendinizi alamazsınız. İşin kötüsü aramazsa ne yapacağınızı da bilemezsiniz.
"Onun cep numarası haricinde hiçbir numarasının bende olmadığının farkına vardım" diyor 24 yaşındaki tasarım öğrencisi Ayşegül. Ve şöyle devam ediyor: "Nasıl bir erkek olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Tanıştığımızdan beri en anlamlı sohbetimiz doğum kontrol yöntemleri üzerine olmuştu (neyse ki ikimizde korunuyormuşuz). Beni çok tahrik ediyordu ve yatakta inanılmaz uyumluyduk."
Peki kadınlar gerçekten gelişigüzel seksten erkekler kadar zevk alabilirler mi? Ayşegül'ün sevgilisi SMS yollamayı kestikten ve onun yazdığı birkaç mesajı da cevapsız bıraktıktan sonra, içinde bazı duygular harekete geçmeye başlamış. " O zamana kadar bu kelimeleri hiç kullanmamış olsam da hayal kırıklığı ve üzüntü duyduğum kesindi" diye açıklıyor durumunu. Kendinizi bu kadar iyi hissettiren bir şeyi paylaştıktan sonra, ilişkinin devam etmesini istemeniz normal. Ayşegül üçüncü defa beraber olduklarında artık bedensel olarak birbirlerini tanıdıklarını söylüyor: "Onun dövmesini öptüğümde inleyeceğini bile biliyordum. Bu da çok hoşuma gitmişti. Onun da benden hoşlandığını düşünmüştüm."
"Birkaç hafta sonra, bir pazar akşamı geç bir saatte beni aradı. Biraz sarhoştu ve çok samimiydi. O zaman sadece sevişmek amacı ile aradığını anladım. Bir yandan onu eve çağırmak istediysem de sonra bundan vazgeçtim. Bu durumun beni nasıl kırdığına ise çok şaşırdım" diye de ekliyor.
Farkı Anlayın
Danışmanlara göre problemin kaynağı burada. Psikolog David Schmidt'e göre erkekler ve kadınlar konu seks ve duygusallığa gelince farklı şekilde yaratılmışlardır. Journal of Personality and Social Psychology (Kişilik ve Psikoloji Dergisi)'de yayımlanan bir çalışmasında, Dr. Schmidt, erkeklerin, kadınlara kıyasla yeni tanıştıkları partnerlerle kaçamak yapmaya daha eğilimli olduklarını belirtiyor. Bunun kökeninde, eski avcı-toplayıcı toplumlarda birçok partnerin erkeklerin genlerini ilerletmeleri şansını yükseltmesine, bir tek partnere bağlanan kadınların da çocuklarını daha iyi yetiştirme şansına sahip olmalarının olduğuna inanıyor.
Psikolog Alison Reilly "Kadınların beyinlerindeki duygusal konnektörler erkeklere göre çok daha fazladır. Kadın, biyolojik açıdan çocuk yapmaya programlanmıştır. Bu nedenle iki adet dönemi arasında, hormonlar hareketlenir ve seks yapma isteği artar" diyor ve rastgele ilişkilerin kadınlar için genelde başarılı olmayacağına çünkü kadınların duygularını mutlaka işin içine katacaklarına inanıyor. Bir kadın bir gecelik kaçamak hakkında erkeğe göre çok daha hassas davranır. Ve bu kaçamağın erkeği ona bağlayacağını umar. Fakat çoğunlukla böyle olmaz ve kadının kendine olan güveni sarsılır.
Uzmanlara göre, kaçamak yapmak özgür ruhlu ve kendine güvenen kadınları bile rahatsız edebilir. "Bunu yaptığıma inanamıyorum!" ve "Kendime saygımı nasıl bu kadar ayaklar altına alabildim. Beni seven bir erkek ile tanışana kadar kimseyle birlikte olmamalıydım" gibi düşüncelerle kendilerine kızarlar.
Uzun İlişkiler Tehlikede mi?
Bir diğer örnek ise çok tartışmaya yol açan The Washington Post gazetecisi Laura Sessions Stepp'in Unhooked: How Young Women Pursue Sex, Delay Love, Lose at Both (Genç Kadınlar Nasıl Seksi Kovalar, Aşkı Erteler ve Sonunda İkisini de Kaybederler)'den geliyor. Stepp lise ve üniversite çağındaki öğrencilerle iki yılı aşkın bir süre yaptığı araştırmanın sonucunda şöyle bir sonuca varmış: Seks kaçamakları, geleneksel randevuya çıkmanın yerini almaya başlıyor. Bu durum birçok genç kadını tatmin olmamış kılıyor. Öte yandan bu tür ilişkiler kadının, bir erkeği iyice tanıyıp, uzun vadeli duygusal ilişkiler kurmasını da zorlaştırabiliyor.
Bu kitaba göre bazı kadınlar rastgele bir kaçamaktan sonra rahatlıkla yataktan çıkıp, "Çok zevkliydi ama şimdi işe gitmem gerekiyor" diyebiliyorken, birçoğu ise bunu başaramıyor. Birçok kadın cep telefonlarına saplantı derecesinde sık kontrol ediyor ve erkeğin yeniden kendisini aramasını bekliyor. Aranmadıkları zaman da hayal kırıklığına uğruyorlar ve kendilerini kullanılmış gibi hissediyorlar.
Karşı Görüşler
Ancak tüm uzmanlar Stepp'le aynı görüşte değil. Stepp'in kitabı 1950'li yıllara daha uygun bir kadın el kitabı şeklinde değerlendirilirken bazıları Stepp'in cinselliği olduğundan daha büyük ve korkulacak bir şey olarak gösterdiğini düşünüyor. Aslında modern düyada hem kadınlar hem de erkekler cinsel ihtiyaçlarını gidermek için bazen duygu yükü ağır basmayan, seks bazlı kaçamaklar yapabiliyorlar. Günümüzde eskiye göre kadınlar böyle kaçamakları daha çok yaşıyor çünkü kendilerini daha güçlü hissediyorlar. "Ne istersem yaparım, artık maddi bağımsızlığım var, işimde başarılı ve güçlüyüm ayrıca seks konusunda da özgürüm" yaygınlaşmaya başlayan bir görüş halini alıyor.
Bu tip ilişkilerde, dikkatli olunmadığı takdirde, kapılabilecek bulaşıcı hastalıklar tek sorun değil elbette. Zaman geçtikçe olayın içine duyguların karışması da son derece büyük bir problem olabilir. İşte o noktada biraz ara verip, olayları iyice tartmalı ve ne yapacağınıza karar vermelisiniz.
Kadınlar giderek özgürlüklerinin daha fazla farkına varıyor ve erkekler gibi istediklerini yapabileceklerine inanıyorlar. Ancak uzmanlar bu düşüncenin özgürlük anlamına gelmediği konusunda uyarıyor. Stepp, kadınların cinselliği diledikleri gibi yaşamalarına karşı olmasa da bunu daha anlamlı bir şekilde yaptıklarında, kendilerini daha iyi hissedeceklerini söylüyor.
Sorular
Psikologlar bu seçenekleri değerlendirebilmek için, kendinize bazı sorular sorarak, olayın derinine inebileceğinizi söylüyor. Bir kaçamak yapmak üzere olduğunuzda veya böyle bir arayış içerisine girdiğinizde, kendinize aşağıdaki soruları sorabilirsiniz;
* Bu olayın sonuçları neler olabilir? Acaba birkaç hafta içerisinde kendimi nasıl hissederim?
* Bunu yaptığım zaman kendimle ilgili ne hissedeceğim? Kendine güvenen ve canının istediği her şeyi yapan bir kadın olduğumu mu düşüneceğim? Yoksa "O kadar zayıf karakterliyim ki, sadece ilgi arıyorum" diye mi düşüneceksiniz? Ya da "Onunla beraber olduğumda, zamanla beni tanıyıp sevmesini sağlarım ve sürekli bir ilişkimiz olur" diye mi düşüneceksiniz?
* Kendime değer vermiyor ve güvensizsem, bu duygularımın üstesinden gelebilmek için ne yapmalıyım? Acaba terapiye mi başlamalıyım? Veya kendime bakışımı değiştirmek ve güvenimi tekrar kazanabilmek için, spora veya bir kursa mı gitmeliyim?
* Eğer kimseye bağlanmak istemiyor ve sadece fiziksel bir yakınlık yaşamak istiyorsam, bunu kendimi üzmeden yapabilecek miyim?
* Eğer onunla düzenli bir ilişki yaşamak istiyorsam, bunu yapmaya hazır mıyım? Kaçamak yapmayı bırakıp, ilişkiye konsantre olabilecek miyim? Eğer o buna razı değilse, ondan ayrılmaya ve hayatımı devam ettirmeye hazır mıyım?
Cevaplar
"Kaçamak yapmanın sizi nasıl etkileyeceğini bunu denemeden anlamanıza imkan yoktur. Ancak bir kere denedikten sonra sizin için doğru olmadığını anlarsanız, bu sizin için kırıcı sonuçlar doğurabilir" diyor Reilly. Cinselliğe karşı bakış açınız ve geçmişte yaşadığınız bazı tecrübelerin sizi etkileyebileceğini unutmayın. Eğer cinselliğin özgürce yaşanması gerektiğini düşünen bir çevrede büyüdüyseniz, tek gecelik ilişkiler yaşamak size yanlış gelmeyebilir. Ancak daha tutucu bir ortamdaysanız ve çevrenizde seks bir tabu olarak görülüyorsa, yaptığınızı hata gibi görebilirsiniz.
Birçok kadının, düzenli bir ilişki içinde olduklarında, cinselliği, ilişkiyi tamamlayan bir etken olarak gördüklerini söylüyor Reilly. Bu şekilde olduğu zaman cinselliği özgürce yaşamakta bir sorun olmaz. Ancak duygusal bir birliktelik yaşamıyorsanız cinselliğe odaklı kaçamakların sizi nasıl etkileyebileceğini iyice gözden geçirmeniz, sonradan bir takım pişmanlıklar yaşamanızı engeller.
Neden Eskisinden Daha Çok Tek Gecelik İlişkiler Yaşıyoruz?
İster kaçamak deyin, ister tek gecelik ilişki. Araştırmalar eskiye göre çok daha fazla kadının bunu yaşadığını gösteriyor. İnternette bile bunun tartışıldığı ortamlar görüyoruz. Norman Rush, Mating (Eşleşme) adlı kitabında kişilerin kendi normlarına uyan eş arayışında olduğunu iddia ediyor. İnternet sayesinde herkesin birbirine ulaşması iyice kolaylaştı ve insanlarla sosyalleşip, tanışmak yerine internette bir tık bütün amaçlar için yeterli oluyor.
Doğum kontrol yöntemlerindeki gelişmeler de, tek gecelik ilişkileri artırıcı bir etken. Doğum kontrol hapları, ertesi gün hapları veya prezervatifler bu tür ilişkilerin yaygınlaşmasını etkiliyor.
Promiscuities: The Secret Struggle For Womanhood (Serbest İlişkiler ve Kadın Olma Savaşı) adlı kitabın yazarı Naomi Wolf'a göre pornografinin bu kadar yaygınlaşması da tek gecelik ilişkileri artırıyor. Ama bunun aynı zamanda seksten uzaklaştırıcı bir etkisi de olduğunu belirtiyor Wolf. Günümüzde birçok profesyonel, uzun sürecek ilişkiler için vakitleri olmadığını ama yine de zaman zaman cinsellik arayışına girdiklerini söylüyorlar. Wolf, "Böyle kişiler için seks spora gitmek gibi sıradan bir olaydır ve kendilerini çekici hissetmekten mutlu olurlar" diye ekliyor.
Tek gecelik kaçamakların başka bir yönü de var. "Sorunsuz bir ilişkide cinselliği gönlünüzce yaşayabilirsiniz" diyor The Ultimate Guide to Great Sex (Mükemmel Seks) adlı kitabın yazarı Paula Hall. Az tanıdığınız biriyle seks yapmak heyecan verir. Farklı bir karaktere bürünmek ve fantezilerinizi özgürce yaşamak daha kolay olabilir.
COSMOPOLITAN
Dev derbide PORNO sürprizi
Dev derbide PORNO sürprizi
Milan ve Inter'in maçlarına kombine bileti olan taraftarlara, aynı gün açılacak Milano Sex Fuarı Mi-Sex'e giriş ücretinde indirim yapılacağı gibi, iki ünlü porno star Dayana ve Nicole de kapıda taraftarları takımlarının formaları içinde öperek karşılayacak.
Yılda iki kez düzenlenen ve 24 yıldır Milano'nun ev sahipliği yaptığı fuara 70 bin ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.
Cinsel hayatları kitap oldu
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Cinsel, Cinsel hayat, hayatları, kitap
Cinsel hayatları kitap oldu
Avusturalyalı eski süper model Elle Macpherson(44) yatak hayatıyla gündemde. Macpherson'ın geçmişte beraber takıldığı bir erkek model arkadaşı onunla birlikte daha pek çok modelin çılgın hayatlarını kitaplaştırdı.
Calvin Klein'in eski erkek modellerinden olan Bruce Hulse, aralarında Elle Macpherson'ında bulunduğu pek çok ünlü modelin yatak odası sırlarını yazdığı kitapta anlattı. Otobiyogrofi türünde yazılan kitapta Elle Macpherson 'The Body' takma adıyla yer alıyor. Paulina Porizkova, Andie MacDowell, Tatjana Patitz'den bahseden Hulse, bu modeller ve pek çoğuyla birlikte olduğunu vurguluyor. Şu anda 55 yaşında, evli ve iki çocuklu olan modelin yazdığı kitabın adı 'Sex, Love and Fashion'.
Hulse, Elle Macpherson için önümde soyundu şekliyle başlayan cümlesine hiç sansür koymadan devam eden, ünlü model için 'kesinlikle çok anlayışlıydı, bana Bruce en iyisi biz arkadaş olalım demişti' şeklinde iyi bahsediyor. Tabii, Macpherson'ın bunu söylemesi için çok doğru bir sebebi varmış, Hulse o sıralarda geçirdiği depresyondan dolayı yatakt iyi performans gösteremiyormuş.
Ancak Hulse asıl büyük aşkı olarak Alman süpermodel Tatjana Patitz'den bahsediyor. Şanssız modelin bu aşkıda karşılıksız kalmış çünkü Patitz başka bir erkek modele aşıkmış.
Bruce Hulse'un bu kitabı yazma nedeni olarak yaşadığı hayal kırıklıklarını mı neden göstermek gerekiyor, para hırsını mı, bilemiyoruz ancak kitabın çok satacağı, özellikle 80'li ve 90'lı yıllarda ünlü olan bu modellere hayran olan erkeler tafından satın alınacağı kesin...
Sex Ramp ile görüntülendi
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Sex Ramp ile görüntülendi
Sex Ramp' ile görüntülendi
Sevgilisi Sarah Larson’la birlikte geçirdiği motor kazasının ardında kaburgası kırılan George Clooney, önceki gün ’The Sex Ramp’ (Seks rampası) adlı aletle evinden çıkarken görüntülendi. Seks rampası, sakatlık geçiren çiftlere sevişirken daha rahat hareket etme kolaylığı sağlıyor.
Birçok dergi tarafından en seksi erkek seçilen George Clooney’ye nazar değdi... Hatırlanacağı gibi birkaç hafta önce Clooney’in motosikletle gezerken bir arabayla çarpışması sonucu meydana gelen kazada, Clooney’in kaburgası sevgilisi Sarah Larson’ın ise ayağı kırılmıştı. 46 yaşındaki aktör önceki gün evinden çıkarken elinde vücudunda problem olan sevgililerin daha rahat sevişmesi için hazırlanan bir düzenek olan seks rampasıyla görüntülenince ABD basınında espri konusu oldu.
Oscar’lı aktör konuyla ilgili açıklama yapmadı ama aktörün ismini açıklamayan yakın bir arkadaşının internete düşen yorumu hayli ilginç: "George’un motosiklet kazasından sonra kaburgası kırıldı. Acıları hálá devam ediyor. Sevgilisi Sarah’nın ise ayağı kırık. İkili daha rahat sevişmek için bu aleti aldı." Çiftlere daha kolay ilişki imkanı sunan seks rampası, ABD’de 149 dolara satılıyor.
Sex hayatımı anneme anlatırım
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in anlatırım, anneme, hayatımı, sex, Sex hayatım
Sex hayatımı anneme anlatırım'
Seksi değiller sözüne isyan
Seksi değiller' sözüne isyan
Maxim adlı erkek magazin dergisinin okuyucuları arasında yaptığı bir ankette Sex&City dizisinin kadınları "Dünyanın Seksilikten En Uzak Kadınları" oylamasında sıralamaya girdi. Haberin duyulmasından sonra 43 yaşındaki oyuncu, hem kendisinin hem eşi Matthew Broderick'in buna çok üzüldüklerini belirtti.
Sarah Jessica Parker "Bu insanlıktan uzak, kaba ve öfke dolu bir yorum. Ne yapmalıyım yani, göğüslerimi mi büyütmeliyim? Ya da botox ve büyük dudaklar mı yaptırsaydım? Ben bu dergiye yazan erkeklerin ölçülerine mi uymak zorundayım? Bunları yaptırmadığım için mi seksilikten uzak seçiliyorum? Bu ne saçmalık" diyerek isyanını dile getirdi.
Maxim dergisinin oylamasında Amy Winehouse birinci seçilirken Grey's Anatomy'deki Sandra ve Britney Spears da ilk sıraları paylaşan isimler oldu.
Seks bombası kriz çıkarttı
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in bombası, çıkarttı, kriz, seks, Seks bombası
Seks bombası' kriz çıkarttı
Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından 46'ncısı düzenlenen Uluslararası Bursa Festivali kapsamında Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda dün gece Fatih Erkoç, Demet Tuncer ve Hakan Aysev birlikte konser verdi.
Orhan Şallıel yönetimindeki İstanbul Symphony Project'in müzikleriyle ‘Bak Bir Varmış Bir Yokmuş’ şarkısını söyleyerek sahneye çıkan Fatih Erkoç, Hakan Aysev ve Demet Tuncer, ünlü opera parçaları, Arjantin tangoları, napolitenler, müzikal şarkılar ve Türkçe tangolarının yanı sıra Türk Sanat Müziği eserleri ile türküleride seslendirdi.
Yaklaşık 2.5 saat süren konserde, Fatih Erkoç, Demet Tuncer'e seslenerek “Şimdi seslendireceğim ‘Sex Bomb’ adlı parçayı sadece erkekler seslendirebilir. Ben de bu parçayı Hakan Aysev ile okuyacağım'' dedi. Erkoç'un bu isteğine Demet Tuncer, “Bu durum ancak Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyeti kurmadan önce olabilirdi'' diyerek tepki gösterdi. Bunun üzerine parçayı üçlü birlikte seslendirdi. Parçanın bitiminden sonra konseri izleyen avukat Yılmaz Kuru, sanatçıları protesto edince polisler tarafından açık hava tiyatrosundan çıkartıldı. Bursa Barosu'nda 32 yıllık avukat olduğunu söyleyen Yılmaz Kuru, “Kendimi bildim bileli Atatürkçüyüm. Kimse ama hiç kimse Atatürk'ü bahane ederek böylesine bir parça okuyamaz'' dedi.
SEX and THE CITY beyaz perdede
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in beyaz perde, SEX AND THE CİTY
SEX and THE CITY'' beyaz perdede
Dizinin fanatikleri tarafından merakla beklenen filmin gösterim tarihi açıklandı. Bir dönem Türk televizyonlarında da seyirciyle buluşan ''Sex and the City'' dizisinin beyazperde versiyonuyla ilgili ayrıntılar duyuruldu.
Ekranlarda 1998-2004 yılları arasında 94 bölüm boyunca seyirciyle buluşan dizinin sinema versiyonunun çekimlerine sonbahar aylarında başlanması planlanıyor. Uzun süredir bu film için görüşmeleri sürdüren ve dizinin orijinal kadrosunda bulunan dört yıldız da film için kamera karşısına geçecek.
Filmde, Sarah Jessica Parker (Carrie Bradshaw), Kim Cattrall (Samantha Jones), Kristin Davis (Charlotte York) ve Cynthia Nixon'ın (Miranda Hobbes) aynı rollerde izleyici karşısına çıkacağı filmde, Carrie'nin büyük aşkı ''Mr.Big'' rolündeki Chris Noth da yer alacak. Filmde, ayrıca ünlü aktris Jennifer Hudson da Carrie'nin asistanı rolünde seyirciyle buluşacak.
''Sex and the City'' dizisinin, 2 yıl önce de beyazperdeye uyarlanması düşünülmüş, ancak filmin başrol oyuncularından Kim Cattrall, projede Parker'ın ağırlıklı olmasını ve daha fazla ücret almasının öngörülmesini gerekçe göstererek projede yer almak istememişti.
2 milyon kişi internette seks partneri arıyor
2 milyon kişi internette seks partneri arıyor
Normal arkadaşlık sitelerinden farklı olarak, ’seks partnerlerini’ buluşturmaya odaklanmış portallarının toplam üye sayısı 2 milyona dayandı. Sitelere günde 500 kişi üye oluyor.
3 Kasım 2002’ten beri Türkiye gündeminin en önemli konusu olan ’Türk toplumunun hızla muhafazakárlaşması’ sürecine pek uymayan bir ’internet efsanesi’ doğdu. Sanal alemde (internet), normal arkadaşlık ve çöpçatanlık sitelerinin ötesinde sadece kadın ve erkeklere seks partneri bulmaya odaklanmış web arkadaşlık sitelerinden, 8 tanesinin üye sayısı 2 milyona dayandı. Üyelerin büyük bölümü ’standart üye’lerden (partner arayan pasif üyelerden) oluşuyor. Bu sitelerin para karşılığı farklı adlarla sağladığı daha aktif üyeleriklerin sayısı ise doğal olarak çok az. Ancak sitelerin herbirine günde ortalama 350-600 kişi sex partneri bulma umuduyla üye olmaya devam ediyor.
GOLD ÜYELİK: Üye sayısı kabarık sitelerden birine önce standart üye, sonra da 1 aylık "gold üye’ olduk. Üyeleri arasında mesajlara, tanıtma ve tanışmalara aracılık eden siteye 1 aylık "gold üyelik" ücreti 69 YTL. Ücret kredi kartıyla ya da havale ile ödeniyor. Üyelik sözleşme şartları, suç ya da suça yönelik durumlarda kişisel bilgileri emniyet ile paylaşmayı da içeren site’ye Türkiye’nin başta büyük illeri olmak üzere çok sayıda ilden ’sex partneri’ arayan üye kayıtlı. Ücretli üyelik karşılığı yapılan ödemeler kredi kartına tamamen farklı şirket adlarıyla yansıtılıyor.
KURALLAR VE ŞARTLAR: Kadın arayan erkek olarak standart (ücretsiz) üyelik süresince sürekli olarak, Gold Üye kadınlardan davetler ve tanışma istekleri geliyor. Ancak bu üyelik tipinde partner arayan erkeğin hiçbir talebi ya da cevabı kadınlara iletilmiyor. "Gold üye" olunması halinde daha yoğun bir iletişim vaat ediliyor. Böylece, web sitesi para karşılığı sadece iletişim için aracılık yapmış oluyor. Gold üye, "Sistemin tüm özelliklerini sınırsız kullanan en rütbeli üye" olarak tanımlanıyor ve günlük mesaj limiti sınırsız. Bu üye aynı zamanda diğer üyelerin son giriş tarihlerini ve sistemde online olan üyeleri de görebilirler. Gönderdiği tüm mesajların durumunu anlayabiliyor. Sistem destek ekibinden özel destek alabiliyor.
Para hırsı, cinsel açlığı teşhir etti
PARTNER sitelerinin para kazanma yöntemi argoda ’gel gel’ denilen bir yönteme dayanıyor. Sitelerin temel amacı standart (ücretsiz) üyeleri bir şekilde ikna edip, ücretli üye haline getirmek ve bu aşamada da parayı kapmak. Bunun için önce sitelerdeki kadın "gold üye"lerden, standart üyelere buluşma vaat eden mesajlar gidiyor. Bir süre sonra bu mesajları gönderen kadınlarla iletişim kurmak isteyen standart üye ’ücretli üye’ olmaya karar veriyor ve paralı üye oluyor. Site de bu şekilde hizmetinin karşılığı almış oluyor. Standart üyeyken 1 hafta içinde 50’ye yakın mesaj gelebiliyor. Paralı üye olduktan sonra mesaj trafiği duruyor.
SEX AND CİTY DİZİSİ TÜRK OLURSA
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in OLURSA, SEX AND CİTY, SEX AND CİTY DİZİSİ, TÜRK
SEX AND CİTY DİZİSİ TÜRK OLURSA! | ||
| | 'My Name İs Earl' Dizisini Müslümanlaştıran Türkler, Sex&the City'i Sahiplenirse Ne Olur ? 'MY NAME İS EARL' DİZİSİNİ MÜSLÜMANLAŞTIRAN TÜRKLER, SEX&THE CİTY'İ SAHİPLENİRSE NE OLUR ? Sibel Alaş, Radyo Mega'da önceki Alaş, 'Sex&The City'nin de uyarlamasını çekerlerse ne yaparız?' dedi ve sözlerine şöyle devam etti: Düşünsenize, Sex&The City'deki dört | |
BİZİM NESLİ SEX AND THE CİTY BOZDU
BİZİM NESLİ 'SEX AND THE CİTY'BOZDU
'Bizim Nesli 'Sex And The City' Dizisi Bozdu. 20'li Yaşların Başında Yaka -Landık O Diziye... Kız Kıza Olalım, Hiç Evlenmeyelim Fikrini Aşıladı Bize... | ||
| 'BİZİM NESLİ 'SEX AND THE CİTY' DİZİSİ BOZDU. 20'Lİ YAŞLARIN BAŞINDA YAKA-LANDIK O DİZİYE... KIZ KIZA OLALIM, HİÇ EVLENMEYELİM FİKRİNİ AŞILADI BİZE... Aysun Kayacı son dönemde çok meşgul... Bir yandan modelliğe devam ediyor, bir yandan TV programlarında ter döküyor, bir yandan da "Gece Gündüz"de oyunculuk kabiliyetini kanıtlamaya çalışıyor. Peki ya aşk bu hengamenin neresinde? ışte o soruyu kendisine InStyle dergisi sordu. Özel hayatını inişli çıkışlı olarak tanımlayan Kayacı, sıra kendisi için bir tarif yapmaya gelince "Ben aşk değil, güven kadınıyım" dedi. Onunki bir çirkin ördek yavrusu hikayesi. ılkokul günlerinde tam bir erkek çocuğu gibi dolanırmış ortalıkta. Hiç evcilik oynamamış, bebeklerine elbise dikmemiş. "Bisikletli bir çetemiz vardı. Top oynamaya bayılırdım. Saçlarım da kısacıktı" diyor. Ergenlik döneminde ise büyük bir değişiklik olmuş Kayacı'da... Bedeni zarif bir kıza dönüşürken ruhunun da ona uyum sağlaması pek zor olmamış: "Çok HİÇBİR SALDIRIYI ÜZERİME ALMADIM Sadece 15 yaşındayken başlayan ve 14 yıldır devam eden bir kariyeri var Kayacı'nın... "Bu kadar erken başlamanın pek çok kazancı da var ama diğer yandan yaşattığı kayıplar da... Ben çocuğumun hayatla bu kadar erken yüzleşmesini istemem" dedikten sonra kazançları sıralamaya başlıyor: "Bu kadar zamanda, yaptığınız işte pişiyorsunuz ve çok genç yaşta zirvede olabiliyorsunuz." Gerçekten çok çalışıyor Kayacı... Hafta içi her gün "Yazı Tura" adlı bir yarışma programı sunuyor, "Haydi Gel Bizimle Ol"da gençlerin sesini temsil ediyor ve "Gece Gündüz" dizisinde de bir polisi canlandırıyor. "Haydi Gel Bizimle Ol"u kabul etmesinin nedeni, NTV'de yayınlanacak olmasıymış: "NTV magazine malzeme olan bir kanal değil. Ben yorumcu olarak değil, yeni kuşaktan eli yüzü düzgün, medyanın tanıdığı bir isim olarak oradayım. Bir yapımcı gözünden ise 'Herhangi birini koyacağıma, bunu koyayım da bari biraz daha fazla izlensin' durumu var. Dürüst ve samimi olurum diye kabul ettim. Yoksa yorumcu olacağım, her haltı yorumlayacağım gibi bir durumum yok." "Sarışın ve güzel olduğu için ciddiye alınmıyor" şeklindeki yorumları da karşılıksız bırakmıyor bu arada: "Ben siyasetçi değilim ki beni ciddiye alsınlar. Hiç böyle bir fikre kapılmadım. Saldırılar şahsıma yapılmış gibi görünse de hiçbir saldırıyı üzerime almadım." Hayatının geri kalanı için kendine yatırım yapmak isteyen Kayacı, Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü'ndeki eğitimine önem veriyor. "O okula gitmiyordur bile" şeklindeki yorumlara kulaklarını tıkıyor: "Zülfü Livaneli'nin tarihi fonda geçen 'Engereğin Gözündeki Kamaşma' romanını okuduktan sonra kesin kararımı vermiştim. Tarih sayesinde inanılmaz bir araştırma ve genel kültürün içinde buluyorsunuz kendinizi." Oyunculukta da elinden geleni yapma çabasında: "Ama bu meslekte ipler tamamen sizin elinizde olmuyor. Biri size iftira atar, kaza geçirirsiniz, sektör krize girer ve bir anda tercih edilen biri olmaktan uzaklaşırsınız. Bıçak sırtı bir Evde geçen bir pazar günü, onun için tamamen dinlenmek demek. Eğer çok yorgunsa pijamalarını bile çıkarmıyor. Yaz aylarında ise Boğaz'dan denize girmeye bayılıyor. Hayatının olmazsa olmazlarından biri de kız kıza sohbetler: "İnsanın yaşı ilerleyince, ilişkilerden umduğunu bulamadıkça iyice kız arkadaşlarına yöneliyor. Bizi 'Sex and the City' bozdu. 20'li yaşların başında yakalandık diziye. Kız kıza olalım, hiç evlenmeyelim fikrini aşıladı bize. şimdi kendimize gelemiyoruz!" AYLARCA ASKER YOLU GÖZLEDİM Ve aşk... Bu konuda da ilginç görüşleri var Kayacı'nın... "Herkesin evlilik üzerine filozof tarzı lafları vardır. Bana şöyle oldu: Evlenmek gibi bir niyetim yoktu. Şimdi düşündüğümde yerleşik hayata geçip "30'lara yaklaşınca insan kendini çoğaltmak istiyor" diyen Kayacı tam anlamıyla uzun ilişkilerin kadını... Birlikte olduğu erkek arkadaşlarının sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Zaten kendisi de "Aşk kadını değilim" diyor ve ekliyor: "Önemli olan güven ve huzur. Macerayı tatilde, bungee jumping yaparken severim sadece. Çok içip nerede uyandığımı bilmediğim olmadı hiç." İlk defa magazinden uzak birisiyle ilişki yaşıyor... Ama sevgilisinin (Ozan Sevindik) tanınan birisi olmaması ilişkinin daha sakin gittiği anlamına gelmiyor: "Her ne kadar biz hiçbir yere gitmesek de, magazin basını bir şekilde İkili bir arkadaş toplantısında tanışmış, tanıştıktan kısa bir süre sonra da erkek arkadaşı askere gitmiş. Bu mesafe onları birbirlerine daha da yaklaştırmış. "Asker yolu bekledim" derken yeniyetme bir genç kız edasında. "Her sabah 05:30'da telefon ederdi. Ben de o saatte zevkle kalkardım. O kadar çok şey konuştuk ki... Dönünce de adını koyduk. Birlikte gittiğimiz New York seyahatinden dönerken havaalanında görüntülediler" diye anlatıyor hikayelerini. Fazlası yok, çünkü genç bir çift ne yaşıyorsa onların da öyle bir hayatları var. Basında çıkan bir küs, bir barışık haberlerine ise gülüyor. Malum aşk dediğiniz şey biraz gelgitleri olan, iniş-çıkışları olan bir süreç... ışte onlar da bu süreci yaşıyorlar. "Aşkın içinde yok tutarlılık. Bizde nasıl olsun?" diyor. AYSUN'UN GÖZÜNDEN HAYAT - Hayattaki rol: "Hayattaki rolümü ben yazıyorum, senarist benim. ıstediğim zaman değiştirebileceğim bir rol ama şu an başroldeki sevimli ve iyi kalpli kız." - Evlilik: "Muamma demek. Daha önce hiç evlenmediğim için muamma. Ne demek olduğunu söyleyebilmem için en az bir kere evlenmem lazım. Ama muamma olduğu için de çok - Kulağına küpe: "Çevremdeki tüm boşanmalar. Bu ara o kadar çok duyuyorum ki... Turnusol kağıdı gibi oluyor ayrılıklar. Herkesin bir anda rengi ortaya çıkıyor. Daha doğrusu kimin ne olduğu çıkıyor ortaya." - Hayatın anlamı: "Bilmiyorum ama insanları daha az, hayatı daha çok önemsersem daha mutlu olurum gibi geliyor." - 30'a girmek: "30'a daha var. Acele yok. ışte 30'a girmek böyle bir şey. Her şeyin tadını çıkarmaya çalışıp, acele etmemeye öğreniyorsun." | ||
İstanbul'da, Sex Shop'lara Baskın
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Baskın, İstanbul'da, Sex Shop'lara
İstanbul'da sex shop mağazalarına yönelik yapılan operasyonda 57 kişi gözaltına alındı. 85 adreste eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda yüklü miktarda cinsel gücü arttıran kaçak hap ele geçirildi. Gözaltına alınanlar arasında Safex Condom Türkiye Distribütörü Genel Müdürü Harun Piltan da bulunuyor.
Alınan bilgiye göre, cinsel gücü arttırıcı kaçak ilaçların piyasaya sürüldüğü ihbarını alan polis, önceden belirlenen 85 adrese baskın düzenledi. 40 sex shopa da baskın düzenleyen ekipler, 57 kişiyi gözaltına alındı. Geçen yıl aralık ayında 100 bin adet cinsel gücü arttırıcı Viagra, Cialis, Kamagra ve Levitra hap ele geçirmişti. Soruşturmaya derinleştiren Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri çete bağlantısı çıkan soruşturmayı Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne devretti. 4 ay boyunca şüphelilerin
izleyen ekipler, çetenin hapları Suriye'den soktuğunu tespit etti. Hatay üzerinden ilaçların İstanbul'a getirdiğini belirleyen ekipler, çete üyelerinin adresleri ve hapları piyasaya süren sex shoplara bu sabaha karşı erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 85 adrese baskın düzenleyen ekipler Kadıköy, Beşiktaş ve Fatih'te bulunan 40 sex shopa da baskın düzenledi. Adreslerin çokluğu nedeniyle Organize Şube, Güvenlik Şube, Mali Şube ve Bilişim Şube'ye bağlı ekipler de operasyona destek verdi. Polis,
baskınlarda çete üyesi 10 kişi ile sex shop sahibi ve çalışanı 47 kişiyi gözaltına aldı. Operasyonda ele geçirilen 1 milyon adet cinsel gücü arttırıcı Viagra, Kamagra, Cialis ve Levitra, emniyet müdürlüğüne getirildi. Çeteyle bağlantısı olduğu öne sürülen Safex Condom Türkiye Distribütörü Genel Müdürü Harun Piltan da gözaltına alınanlar arasında yer alıyor.
İstanbul'da sex shop baskını
| İstanbul'da sex shop baskını | |
| | |
| İstanbul'da sex shop mağazalarına yönelik yapılan operasyonlarda gözaltına alınan Safex Condom Türkiye Distribütörü Genel Müdürü Harun Piltan'ın da aralarında bulunduğu bir kaç kişi serbest bırakıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün cinsel gücü arttırıcı kaçak ilaçların piyasaya sürüldüğü ihbarı üzerine yaptıkları operasyonlar kapsamında gözaltı sayısı 100'e yükseldi. 85 farklı adrese yapılan operasyonlarda ilk olarak 57 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan Safex Condom Türkiye Distribütörü Genel Müdürü Harun Piltan'ın da aralarında bulunduğu birkaç kişi ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında yeni gözaltılar olurken, gözaltıların devam edeceği öğrenildi. |
EN GÜZEL ÇIPLAKLAR
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in ateşli hatunlar, ateşli japonlar, ateşli liseli kızlar, ÇIPLAKLAR, en, GÜZEL, liseli kızlar, sex video izle, sexy
Ünlü kadın ve güzellik dergisi dergi 'Allure Magazine' çırılçıplak pozlarıyla en güzel görünen kadınları seçti.
Altı kadın; Arnavut asıllı Amerikan aktris Eliza Dushku, 'talkshow'cu Chelsea Handler, Hint asıllı yemek yazarı vemodel Padma Lakshmi, aktrist Lynn Collins ve Sharon Leal çıplak pozlarıyla dergide yer aldı.
Çanakkale'de trafik kazası: 3 ölü, 1 yaralı
| Çanakkale'de trafik kazası: 3 ölü, 1 yaralı | |
| AHT Muhabiri Güngör Yıldız'ın haberi 14.04.2009 16:15 | |
Kalbi onarmak mümkün mü
| Kalbi onarmak mümkün mü? | |
| Zarar görmüş kalp hücreleri nasıl onarılıyor? 14.04.2009 16:13 | |
ABD'de ÜFE'de son 3 ayın en keskin düşüşü
ABD'de ÜFE'de son 3 ayın en keskin düşüşü
ABD'de üretici fiyatları mart ayında yüzde 1.2 azalarak bu yılın en keskin düşüşünü yaşadı. Endeks önceki iki ayı yükselişle tamamlamıştı.
Enerji fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanan ÜFE'deki kayıplar çekirdek ÜFE'nin değişmemesine neden oldu. Açıklanan verilerin ardından ABD'nin deflasyon sürecine girebileceği yönündeki endişelerin güç kazanması ihtimali ortaya çıktı.
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıklamasına göre Üretici fiyatları endeksi mart ayında mevsimsel olarak düzenlenmiş rakamlarla yüzde 1.2 oranında geriledi. Analistlerin beklentileri ÜFE'nin yüzde 0.2 oranında gerileyeceği yönünde idi.
ÜFE mart ayında yıllık bazda ise yüzde 3.5 oranında geriledi. Bu düşüş ÜFE'nin 1950 yılı Ocak ayından bu yana yaşadığı en keskin düşüş oldu.
Çekirdek ÜFE ise yüzde 0.1 artış beklentilerine karşın aylık bazda değişim göstermedi. Yıllık bazda ise çekirdek ÜFE'de yüzde 3.8 oranında artış yaşandı.
ÜFE verileri mart ayında enerji fiyatlarının yüzde 5.5 oranında gerilediğini işaret etti. Enerji fiyatları Şubat ayında yüzde 1.3 oranında artış göstermişti.
Yolcu araçlarında ÜFE yüzde 0.2 oranında gerilerken kamyon fiyatları yüzde 0.4 oranında düştü. Hammadde fiyatları yüzde 0.3 oranında ve çekirdek hammadde fiyatları yüzde 1.6 oranında düşüş yaşadılar. Ara mallarında üretici fiyatları yüzde 1.5 ve çekirdek ara mallarında ise yüzde 0.3 oranında geriledi.
Uzan'ın yalısını Suzan Sabancı aldı
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in aldı, Suzan Sabancı, Uzan, yalısını
Bu deve tek hörgüçlü
| Bu deve tek hörgüçlü | |
| Dünyanın ilk kopya devesi dünyaya geldi. 14.04.2009 16:03 | |
Araştırmacılardan Nisar Vani, 8 Nisanda Dubai'deki laboratuvarda dünyaya gelen devenin, dünyanın ilk kopya devesi olduğunu belirtti. Vani, Dubai'de tek hörgüçlü develerin süt üretiminde ve yarışlarda çok sık kullanıldığını söylerken, bilim adamı Lulu Skidmore da araştırmaların süt üretimi ve yarışlara uygun genlerin korunma yollarını gösterdiğini ifade etti. Araştırmacılar, bu gelişmenin deve ırkının iyileştirilmesine önemli bir adım olduğu vurgulandı. 5 yıl süren araştırmaların ardında dünyaya gelen ve İncaz adı verilen devenin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Araştırmacılara maddi desteği Dubai Şeyhi Mumammed Bin Raşid el Maktum verdi. Aynı merkez 1998'de tek hörgüçlü deveyi ve bir lamayı çiftleştirmiş, bu çiftleşmeden dünyaya gelen hayvana "cama" adı verilmişti. |
20 dakikada 2 banka soydu
| 20 dakikada 2 banka soydu | |
| Palyaço kılığına giren hırsız dehşet saçtı. 14.04.2009 16:07 | |
Acun Ilıcalı'dan bir bomba daha
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Acun Ilıcalı, bir, bomba, daha
| Acun Ilıcalı'dan bir bomba daha! | |
| Başarılı sunucu Var mısın Yok musun için hangi ünlü ismi ikna etti? 14.04.2009 15:49 | |
Tarkan, geçtiğimiz haftalarda kendisini “Beyaz Show”a çıkarmak için uzun süredir uğraşan Beyaz ile “Var mısın, Yok musun?”da yarışmacı koltuğunda oturmasını isteyen Acun Ilıcalı’nın tekliflerini kabul etmeyi düşünmediğini söylemişti. Milliyet Cafe'de yer alan habere göre, Acun Ilıcalı, “Tarkan kesin olarak çıkmak istemediğini söylememişti. Sonra kendisiyle yeniden konuştuk. Önümüzdeki dönemde yarışmaya katılmak istediğini söyledi” dedi. |
BOMBALI EYLEM HAZIRLIĞI
| BOMBALI EYLEM HAZIRLIĞI | |
| İZMİR'DE 2 KİŞİ GÖZALTINDA 14.04.2009 16:58 | |
Volkan Demirel, seyirciye edep yerlerini işaret ettiği şeklindeki iddialara yanıt verdi
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in edep, ettiği, iddialara, işaret, seyirciye, şeklindeki, verdi, Volkan Demirel, yanıt, yerlerini
Volkan Demirel, seyirciye edep yerlerini işaret ettiği şeklindeki iddialara yanıt verdi.
Fenerbahçeli file bekçisi Volkan Demirel, ''Yayıncı kuruluş görüntüleriyle sabit, sportmenliğe aykırı hareketi'' nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edilmesiyle ilgili, sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesine açıklamada bulunurken, hiçbir olayın ve hiçbir tahriğin içinde yer almadığını, PFDK'ya sevk edilmesine de bir anlam veremediğini söyledi.
Kararı duyduğunda şaşkınlık yaşadığını dile getiren Volkan Demirel, ''Şu anda gerçekten hayretler içindeyim. Neden ceza kuruluna sevk edildiğimi de tam olarak anlayabilmiş değilim. Ben pazar günkü maçta hiçbir olayın içinde olmadım, bir kışkırtıcı harekette de bulunmadım. Bu nedenle şaşkınım'' dedi.
Basında yer alan ve altında Galatasaray seyircisine edep yerlerini işaret ettiği şeklinde yorumlar yazılan görüntülere değinen Volkan Demirel, şunları kaydetti:
''Sanırım ceza kuruluna sevk edilmeme sebep olan da bu görüntüler, ancak ben hiçbir zaman rakip takım seyircisini tahrik etmedim. Böyle bir düşünce içinde hiçbir zaman olmadım. Kasığımdan sakatlandığımı ve aylardır o bölgeden ağrı çektiğimi herkes biliyor. Tüm o olaylar yaşanırken benim bu şekilde bir tahrik yaptığım nasıl düşünülebilir? Eğer bu görüntüler nedeniyle ceza kuruluna sevk edildiysem, bu hem bana, hem de takımıma büyük bir haksızlık. Ben, milli maçlara da kasık ağrısıyla çıktım. Bunu milli takım doktorları da biliyor. Elimde MR'larım var. Hala o bölgeden aynı acıları yaşıyorum.''
New York Otomobil Fuarı kapılarını açtı
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in açtı, Fuarı, kapılarını, New York, Otomobil
Org. Başbuğ'dan 'Türkiye Halkı' vurgusu
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Başbuğ'dan, Halkı, Org., Türkiye, vurgusu
| Org. Başbuğ'dan 'Türkiye Halkı' vurgusu | |
| "Atatürk; 'Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran, Türkiye halkına, Türk milleti denir' demişti" 14.04.2009 16:04 | |
ETNİK KİMLİĞİN SİYASALLAŞTIRILMASI Etnik kimliğin siyasallaştırılmasının, siyasal temsil aracı olmasının, toplumsal siyasal kimlik unsuru haline getirilmesinin, devletle olan siyaset ilişkisinin etnik kimlik üzerinden yapılması demek olduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, bu durumun ise üst/ortak kimliğin tartışmaya açılması anlamına geldiğini söyledi. ''Lübnan, Irak ve Balkanlar'da hüküm süren istikrarsızlık ve şiddet sarmalı, etnik kimliğin siyasallaştırılmasının ve bir ortak kimlik yaratılamamasının sonucunda yaşanabilecekler için bir örnek teşkil etmektedir'' diyen Orgeneral Başbuğ, şöyle konuştu: ''Netice olarak şunu söyleyebiliriz: İkincil kimlikler ancak ikincil kültürel kimlik şeklinde bireysel seviyede yaşanabilir, geliştirilebilir ve korunabilir. Bunu kültürel bir zenginlik olarak görüyoruz. Bireysel özgürlüklerin sınırının, azınlık ve grup hakları ile kesişmesine, yeni azınlıklar ve üst kimlikler yaratılmasına izin veremeyiz. Tarihsel hafızamız, ulusumuzun mutlu ve müreffeh geleceği ve anayasal düzenimizin korunması bunu gerektirmektedir. İkincil kültürel kimliklerin anayasal ve yasal çerçevede tanınması - ki bu grup hakkı olarak tanınması - anlamına gelir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, ulus devlet ve üniter devlet yapısı içinde bu mümkün değildir. Devlet, ulus devletin güçlendirilmesi amacıyla, aldığı tedbirlerle ve bütün söylemleriyle vatandaşlarını, daha müreffeh, daha özgür ve daha mutlu bir hayata sahip olabileceklerine inandırmalıdır. Bu açıdan devletimiz, tüm yurttaşlarına olduğu gibi özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşamakta olan Kürt ve Zaza kökenli vatandaşlarımıza 'daha müreffeh bir yaşam', 'fırsat eşitliğinden daha fazla yararlanabilme' ve 'kendilerini her alanda geliştirebilme' imkanlarını sağlamak zorundadır. Ayrıca, bu yurttaşlarımızın 'mağduriyete uğradıkları şeklindeki algılarının' düzeltilmesi ve değiştirilmesi gerekmektedir. Bu, devletin asli görevidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşlarına düşen görev ise sadakat içinde ülkesini ve milletini sevmektir. Unutulmamalıdır ki, Cumhuriyetin vatandaşı olmak sadece haklar değil, sorumluluklar da içerir.'' ''TSK ULUS DEVLET VE ÜNİTER DEVLET YAPISININ KORUNMASINDA TARAFTIR'' Ülkeye ve devlete duyulan sadakatin çok önemli olduğuna işaret eden Orgeneral Başbuğ, ulus devlet olgusunun, vatandaşların sadakatine bağlı olduğunu kaydetti. Ortak bir geleceğe sahip olma isteği ve kararlılığının, en az ortak geçmişe sahip olmak kadar önemli olduğunu dile getiren Orgeneral Başbuğ, vatanseverliğin, sadakat için de çok önemli bir olgu olduğunu söyledi. ''Ülke sevgisi üzerine bina edilen vatanseverlik, hem akıllı bir sadakat hem de duygusal bir bağlılıktır'' diyen Orgeneral Başbuğ, şöyle devam etti: ''Ülke sevgisi de akılcı ve rasyonel temeller üzerinde yükseltilmelidir. Bu açıdan tüm vatandaşların paylaşacağı ortak değerler çok önemlidir. Bu kapsamda, Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin değerlerini sahiplenmek ile tarihî geçmişe ilgi duymak ve geçmişle bağlarını koparmamak birbiri ile çatışmamalıdır. Dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de bu topraklarda, barış içinde, el ele yaşamamızın engellemesine izin verilmemelidir. Ancak, unutulmamalıdır ki; her konuyu tartışabilme özgürlüğü devletlerin varlığını riske sokacak, ülkeyi kutuplaşmaya, ayrışmaya ve çatışma ortamına sokacak konuları içeremez. Kimse Türkiye'den, ne Türkiye'nin ulus devlet ve üniter devlet yapısını zayıflatabilecek ne de Anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez maddelerinin değiştirilmesi yönünde isteklerde bulunabilir. Türk Silahlı Kuvvetleri; Atatürk'ün bize emanet ettiği ulus devlet ve üniter devlet yapısının korunmasında taraftır ve taraf olmaya da devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.'' |
Futbol Federasyonu, utanç derbisiyle ilgili kararını verdi
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in derbisiyle, Futbol Federasyonu, ilgili, kararını, utanç, verdi
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olaylı Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde yaşananları görüşmek için olağanüstü toplandı.
Mövenpick Otel'de basının karşısına çıkan Özgener, olaylı derbiyle ilgili alınan kararları açıkladı. Buna göre;
Galatasaraylı taraftarlarının çirkin tezahüratı nedeniyle Galatasaray Kulübü, maç sonrasında yaptığı açıklama nedeniyle Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat tedbirli, kırmızı kart gören Galatasaraylı futbolcular Emre Aşık ve Arda Turan tedbirli, Sabri Sarıoğlu tedbirsiz, kırmızı kart gören Fenerbahçeli futbolcular Lugano ve Semih Şentürk tedbirli, Volkan Demirelise tedbirsiz olarak Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edildi. Ayrıca Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Odyatmaz, Sivasspor-Antalyaspor maçı sonrasında yaptığı açıklamalar nedeniyle tedbirli olarak PFDK'ya sevk edildi.
Öte yandan Ali Sami Yen Stadı kapalı tribününe gerekli önlemler alınana kadar seyirci alınmayacak.
Borsa hesaplarınızı kontrol edin
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in Borsa, edin, hesaplarınızı, kontrol
Geçtiğimiz Günlerde faaliyetleri Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tarafından durdurulan bir aracı kuruma giden bir müşteri hisselerini hesabında bulamayınca şok oluyor!
Hemen SPK’ya müracaat ediyor… Ve hisselerinin rehin olarak başka bir bankaya verildiği ortaya çıkıyor. Müşterinin bu durumdan haberi yok, ‘aracı kurum battı, hesabımı başka bir kuruma virman edeyim’ diye gittiğinde durumu öğreniyor.
90’lı yalların başında yaşanırdı böyle olaylar.
Aracı kurumlar müşteri hisseleri ya da hesaplarıyla istedikleri gibi oynardı, hatta parayı alıp ortadan kaybolurlardı.
Son dönemde yapılan düzenlemeler Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda müşteri adına açılan saklama hesapları İMKB’yi en güvenli kurumlar haline getirdi. Ama görünen o ki, aracı kurumlar eski huylarını terk etmemiş…
Borsada hesap açan herkes hisselerinin merkezi kayıt kuruluşunda kendi adına saklandığını ve kendisi dışında bu hiç kimsenin tasarrufta bulunamayacağını düşünüyor. Ama demek ki aracı kurumlar sıkışınca müşteri hesaplarına müracaat ediyor.
Batan kurumla ilgili SPK’ya çok sayıda başvuru olduğu söyleniyor.
Demek ki şikayet olmasaydı aracı kurumun müşteri hesaplarını kredi karşılığında teminat olarak gösterdiğinden kimsenin haberi olmayacaktı! Hisseler aracı kuruma ait değil ki, müşterinin!
Rehin olarak vermesi mümkün olabilir mi? Demek ki bu alandaki düzenlemelerde bir boşluk var.
Kurum batmış, hisseler bankanın elinde, müşteri parasının peşinde…
Bu yüzden eğer borsada hesabınız varsa ve uzun süre işlem yapmadıysanız hemen kontrol edin. Belki sizin hisseleriniz de teminat olarak kullanılarak kredi alınmıştır.
Gerçi sermaye piyasalarının TMSF’si olarak bilinen Yatırımcı Korumu Fonu, borsa müşterini mağdur etmeyecek büyüklükte, kimsenin hissesinin ve parasının kaybolması söz konusu değil, ama olsun siz yine de hesabınızı kontrol edin!
Vergi rekortmenliği aldatmaca mı
Posted by türkiye ve hayata dair herşey in aldatmaca, mı, Vergi rekortmenliği
İstanbul’da kimin vergi rekortmeni olduğunun bilinmediğine dair estirilen rüzgâr sonrası Maliye Bakanlığı açıklamayı yaptı; Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan 13 milyon liraya yakın tahakkuk eden vergi ile 11’inci kez İstanbul vergi şampiyonu.
Türkiye vergi rekortmeni ise yaklaşık 18 milyon TL ile M. Rahmi Koç. Peki, bu rakamların ve rekortmenliğin ülkeye ne faydası var? Göz boyamadan, reklâm vesilesi yapılmasından öteye bir katkısı yok. Aksine sayısız zararı var.
Mesela, 10 milyar dolar ciro yapan Koç Gurubu patronun ödediği vergi rakamı 18 milyon TL diye algılanıyor. Maliye Bakanlığı başta bu yanlışı düzeltmeli.
Çünkü, Türkiye’de bir kişinin ve ona ait tüm şirketlerinin kazançlarının birleştirilerek vergilendirilmesine (konsolidasyon) yönelik bir sistem yok. Dolayısıyla vergi rekortmeni listesinde gördüğümüz bazı isimlerin şirketleri 8–10 milyar dolar ciro deklare etmelerine rağmen, şirketleri adına ne kadar kurumlar vergisi ödediklerini bilmiyoruz.
Ülkemizin önde gelen holdingleri, büyük gurupları, şirketleri kanalıyla devlete kazançları üzerinden ne kadar vergi ödediklerini açıklamak yerine patronlarının ne kadar şahsi gelir vergisi ödediğiyle gündeme geliyorlar. 13 – 18 milyon TL vergi rekoru diye takdim ediliyor. Bu sistemle açıklanan rekortmenler ve gösterilen rakamlar Türkiye’ye yakışmıyor. Sadece yıllar öncesinin vergi rekortmeni Matild Manukyan’ı her defasında özlemle hatırlatıyor.
Vergide Gerçek Rekor Rakamları Yok
Oysa bu kadar ciro yapan şirketlerin, cironun belli oranı kadar devlete vergi ödediğini görmek gerekir. Genellikle bu şirketlere bakıldığında ödenen vergiler diye, devlete ödediği Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) gibi kalemler alt alta toplanarak, ‘devlete şu kadar vergi katkısında bulunduk’ diye gösteriliyor. Bu da tamamen yanlış ve aldatmacadan ibaret. Tüketicinin, yani senin, benim vatandaşın ödediği vergiyi sahiplenmekten, vergi ödemeye aracılık etmekten başka bir şey değil.
Evet, bu vergiler tüketici ödüyor. Şirketlerin ödediği vergi değil. Kazancın vergisi hiç değil. Büyük guruplar malum olduğu üzere kazancın vergisini, ancak vergi denetim elamanları inceleyip, ceza kestikten sonra ödemek zorunda kalıyorlar. Ve 13 milyon TL ile kıyaslanamayacak vergi cezalarının kesildiğini kamuoyu gayet net biliyor.
Rekortmenliği etkileyen iki kalem var;
1- Kar dağıtım (temettü)
2- Kira gelirleri
Bizdeki rekortmenler de, daha önceki rekorlarına helal gelmesin diye iki unsuru kullanıp, İstanbul’un, Ankara’nın veya Türkiye’nin önde gelen isimleri oluyorlar. Eğer beyanda bulunmayıp, rekortmen olmazlar ise kamuoyunda ne oldu denecek? Peki, Eczacıbaşı, Sabancı, Çalık, Sanko gibi gurupların patronları vergi ödemiyor mu?
Vergi Nasıl Kaçırılıyor?
Gerçek performansı şahısların gelir vergileri göstermediğine göre bu sistemden neden vazgeçilmiyor? Ayrıca rekortmenlerin şirketleri ve diğer büyük guruplar, otofinasman yöntemiyle kar dağıtmıyor. Gelir şirket bünyesinde tutuluyor. Bu durumda devlete vergi ödemek yerine üzerine alacaklı pozisyona geçiyorlar. Ve diğer vergi kalemleriyle (KDV gibi) mahsuplaşıyorlar.
Büyük gurupların güzel de bir savunması var; ‘Benim şirketim var ki, bu kadar vergiye aracılık ediyorum. Şirketim olmazsa bu vergilerde olmaz.’ Fakat durum öyle değil. Bu ülkenin nüfusu 70 milyon ise bu tüketiciye petrol satacak ve ondan aldığı üçte iki oranındaki vergiye aracılık edecek müteşebbis her zaman olur. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu üçte ikilik maktu vergi oranı değil. Çünkü onun vatandaş zaten ödüyor. Şirketlerin toplayıp kanunen devlete ödemesi gerekiyor. Peki, bu şirketler kazancın vergisi olarak ne ödüyor?
Türkiye’de şahıs ile şirket ilişkisi kurulmadığı takdirde bu devran böyle sürüp gidecek.
Meslek gurupları içinde aynı şey söz konusu. Gelir vergisinde meslek gurupları içinde de yıllardır noterler birinci sırada yer alıyor. Çok kazandıklarından değil, kazandıklarını kaçıramadıklarından. Yoksa doktorlar, avukatlar, nalburlar, sanatçılar daha az kazanmıyor.
Gelir vergisi sistemi delik deşik olunca, ortaya yüzde 35 oranında bir gelir vergisi rakamı çıkıyor, ama ödeyen çıkmıyor.
Bulgaristan’da bile yüzde 10 vergi oranına rağmen Türkiye’den daha iyi vergi performansı var. Fakat yalancı vergi rekortmenleri yok. IMF ile hükümet arasındaki anlaşmazlık sebeplerinin birisinin de bu olduğu belirtiliyor. Ancak, Türkiye’de bir nevi sessiz kabul söz konusu olduğundan bu konu çözülmüyor. Bu yapı devam ettiği sürece de rekortmenler değişmiyor.